• Genel,  Yaşamı Kullanma Kılavuzu,  Yazılar

    Gelişim, Yaşam Döngüsü Devam Eden Herkes ve Her Şey İçin Şart!

    Her zaman söylediğim hatta kendime yaşam düsturu edindiğim bir düşünce var: “İnsan, ‘geldiği’ gibi gitmemelidir bu dünyadan!” Bu, gelişimin önemini gösteren en net cümle benim için. Tek üniversite ile yetinmedim. Üniversite eğitimlerim bittikten sonra da kişisel gelişimime devam ettim ve ediyorum da… Kişisel gelişim için gerekli olan her şeyi, zamanım ve param elverdiği ölçüde yapmaya gayret ediyorum. Merak, öğrenme, gelişme ve paylaşma dürtüsü yaşamımda çok baskın… Bunlar da gelişimin olmazsa olmazları durumunda. Gelişmek için okuyorum, seyahat ediyorum, bireysel ve mesleki gelişim için eğitimlere devam ediyorum. Daha fazla öğrenmek, görmek ve deneyimlemek için yurt içi ve yurt dışı seyahatlere çıkıyorum. Tüm bu eğitimlerden, seyahatlerden gördüğüm ve deneyimlediğim şeyleri, yazdığım kitaplar ve…

  • Genel,  Yazılar

    Bakıyoruz Ama Gerçekten Görebiliyor muyuz?

    Önümüzdeki günlerde 11 Ekim Dünya Görme Günü’nü kutlayacağız. Görmekten bahsediyoruz, sağlıklı görme ve net görüş üzerine Optik Gazete’de yazılar yazıyoruz, yayınlıyoruz ama görmenin başka bir boyutu daha var. Bu yazımda, bundan bahsetmek istiyorum. Bakıyoruz ama gerçekten görüyor muyuz? Bakmak ve görmek farklı kavramlar aslında… Her bakış, görme ile sonuçlanmıyor. Bakmak bazen ‘bilinçsiz bir eylem’ iken görmek, bakmak eylemine bir ‘bilinç’ katıyor. Çünkü görmenin gerçekleşmesi için gözün dışında, işin içine beynin de girmesi gerekiyor. Göz ve beyin arasında sağlanan koordinasyon neticesinde renk ve cisimler algılanıyor. Objeler beyin tarafından yorumlanarak, göz önüne düşüyor ve görme eylemi gerçekleşiyor. Bu, görmenin fizyolojik kısmını oluşturuyor. Görmenin fiziksel boyutu dışında başka bir boyutu daha var; farkındalık…

  • Yazılar

    Delicesine Seven Kadınlara Kurtuluş Önerileri

    Yüreğimizi kaplayan sevgiden acı duyuyorsak “delice seviyoruz” demektir. Yakın arkadaşlarımızla sohbet ederken tüm konumuz sevdiğimiz kişidir. Onun problemlerini, duygularını anlatır ve cümlemize hep sevdiğimiz kişinin adıyla başlarız. Onun uzak tavırlarını, kötü hareketlerini, aldırmazlığını hep çocukluk günlerinden kalan problemlerine ya da ailevi sorunlarına bağlar ve gerçekleri çoğunlukla görmezden geliriz. Bazı tavırlarını, düşüncelerini beğenmediğimiz halde, bir şeylerin yolunda gitmediğini içsel olarak hissetsek bile “bizi çekici bulduğu ve sevdiği” takdirde değişeceğini ümit eder ve bir gün “bizi severek” değişeceği umuduyla her şeyi sineye çekeriz. Verdiği mutsuzluğa, endişelere ve huzursuzluğa rağmen “Delicesine Sevmek” birçok kadının başından geçen yaygın bir deneyimdir. Çoğumuz hayatımızda, en az bir kere delicesine sevmişizdir. Kimimiz içinse bu durum, değişmeyen bir…